2009 GİZLİ CENNETİMİN YAKIŞIKLILARI İLE BULUŞMA BÖLÜM 2
2009 GİZLİ CENNETİMİN YAKIŞIKLILARI İLE BULUŞMA BÖLÜM 2
Hava ve suyun durumu : Parçalı Bulutlu Normal debili Kaynak Suyu Görüş net
Avda kalınan süre : 19.06.2009 8 saat
Kullanılan ekipman : Spin Takımlar Bilimum Döner Kalıklar
Yakalanan avın tür ve boyutları: Alıkonulan 2 Adet Alabalık Bırakılan sayısı Hatırlanmıyor
Karadeniz seyahatimin gizli cennetimin yakışıklıları ile buluşma programımın ikinci macerasına bu kez memleketten çok sevdiğim dostum kardeşim Oğuzhan’la beraber planlamıştık..
Bu kez gideceğimiz derenin parkurlarını coğrafyasını çok iyi bildiğimden, rehbere ihtiyaç duymadan, sevgili Oğuzhan’la gideceğimizin daha iyi olacağını düşünmüş, bu sayede derede sakin bir şekilde ilerleyerek ortamdaki sesszizliği ve doğallığı bozmadan iri Alabalıklar yakalayacağımızı düşleyerek yola koyulduk..
Dağ yollarının keskinliği ağaç yüklü kamyonların yol üzerinde bıraktığı tahribat intikalimizi biraz zorlasa da yol üzerinde karşımıza çıkan tavşanlar, keklikler ve geyiklerin seyrinin doyumsuzluğunu yaşarak deremize vardık..
Dere bütün doğallığıyla yağan bol yağmurların kendisine verdiği zenginlikle kısmende olsa geçmiş yıllara göre daha yüksek debide olması yüzümüzdeki ışıltıyı artırmaya yetmişti.
Ortamdaki kuş sesleri derenin heybetli bir şekilde çıkardığı uğultu yaban hayatının keskin ve korkutucu ürpertisi içinde soluduğumuz o muhteşem dağ havasının ciğerlerimize işleyen oksijenin yarattığı rehavet içinde arabamızı uygun bir yere kamufle ederek hazırlıklarımızı tamamlayarak dereye indik..
Peş peşe aşağıya doğru ilerleyen çağlakların bolluğu bu mecaranın mutlu sonla biteceğini bize müjdeliyordu ve buna kesin emindim.
Sevgili Oğuzhan’a kamış çantamda bulunan spin kamışlardan bir tanesini seçmesini istedim.
1,80 boyunda Ultra Ligt kamışı eline aldı ben bunu istiyorum.
Gülümsedim. Eee kimin yanında yetişti..
Hemen çantadan uygun 20 kalibrelik bir makine çıkardım ve monte ettik..
Bu seferki meceranın özel olmasını istediğimizden makine kafasındaki misinalarımızı sıfırladık.. Kullanılmamış döner kaşıklar ayrı bir organizer kutuya istiflendi.. Zira bu yıl Türkiye pazarına uzun bir aradan sonra tekrar giren giren İlba Marka İtalyan döner kaşıkların performansını çok merak ediyor idim.. Özellikle bu kaşıkları ayrı bir kutuya koydum.. Oğuzhan her zamanki favarisi Black fury sini arıyor “abi benim kaşık nerde?” deyip duruyordu..
“Merak etme” dedim. Kullanılmışların içerisinde senin için getirdim..
Artık bizim hakiki magrostigmalarla buluşma vakti gelmişti.
İlk çağlamızda ilk atışta saldıran devasa boyutlardaki alanın sudaki çırpıntısına ani veremediğim tepki balığın kaçmasına neden olsada gün içerisinde bayağı bir alabalık yakaladık.. Bir ara artık seri bir şekilde yakalayarak bırakmaya başladık kendimi öyle bir kaptırmışızki, işin mutfak kısmını unutmuştum.
Oğuzhan’ın abi o kadar emek sarfettik, geride bıraktık. “Nerdeyse 2 yıldır hiç alabalık tava yapmıyoruz. Bu seferlik bir iltimas söz konusu olabilirmi ödülümüzü almayacakmıyız?” sorusuna bu saatten sonra yakaladığımız en büyük kişi başı 2 adet olmak kaydıyla alabiliriz dedim..
Gün içerisinde sarf ettiğimiz aşırı eforun artık kaslarımızı zorlamasına daha fazla dayanamayarak toplam 2 adet balıkla avımızı bitirdik..
Dere kaynağında bulunan su oluğunun başında yapılan alabalık tava merasiminden sonra dönüş yoluna koyulduk.
Dere üzerinde fly la balık avlanabilecek bir çok sıcak nokta tespiti yapmıştım. Dere üzerinde uçan Mayıs sineklerine atlayan alabalıkları gözlemlemek bir sonraki maceranın sadece fly la alabalık avı olacağının işaretlerini bize vermişti…
Bir sonraki macera Fly ve Magrostigmalar…
Görüşmek üzere…
Hakan BAŞAR 19.06.2009