» üye girişi » FORUM
» Dernek Haberleşme Grubu Üyeliği
   

 
ALTINKAYA RAPORU (2009-2)
Avın yapıldığı şehir : Samsun - Altınkaya Barajı
Hava ve suyun durumu : Hava Sakin, Ağustosa göre serin, Su Altınkaya normallerinde
Avda kalınan süre : 14-15-16 Agustos 2009 2,5 gün
Kullanılan ekipman : Mantarlı takımlar, dip takımları
Yakalanan avın tür ve boyutları: 1-2 kg aralığında 4 Adet Pullu sazan, 2 adedi iade 2 adedi Tava oldu

YAPILAN AVIN HİKAYESİ:

Önceden belirttiğim ve sizi bilgilendirdiğim gibi , gayet gaza gelmiş şekilde Altınkayaya doğru yola çıktık. Ekipte Hacı Hüseyin abi, Abdullah ve ben olarak 3 kişiydik. Oymaağaç koyu olarak adlandırılan bölgeyi hedeflediğimizden geçen seferki kötü macerayı yaşama korkumuz daha azdı zira o bölgede kene ihbarı yoktu ve Arabamızın yanında kamp kurma imkanımız olacaktı. O bölgedeki balık meselesini ise önemsemedik zira botumuz 60 km boyundaki barajı bir uçtan diğerine kadar gezecek ve bizi balıklı bir avlağa ulaştıracak kapasitedeydi.



Koyun Şahinkaya Kanyonu ile birleştiği köşeye 2 km. mesafede kampı kurduk. Hem ne kamp.
Çam ağaçlarının altında suya 10-15 metre mesafede nefis bir yerdi. Akşam üzeri vardığımızdan kamp kurulumunun ardından oltalarımızı hemen oracıktan fosforları takıp suya gönderdik...





Açıkçası senelerdir gittiğim barajda hiç balık atladığını görmediğim bir zaman aralığı bilmiyorum. Bu sefer ilk olacak ki kamp kurup olta atıp gece pişirdiğimiz tarhana çorbasını içip yatana kadar geçen 5 saat boyunca tek bir balık atlaması görmedik veya duymadık. Bunu o koyda balık olmamasına bağlayıp yattık.

Sabah güneş doğarken kahvaltıyı halledip bota bindik ve hemen kanyon girişinde nefis bir avlak bulduk.. Tecrübem bana buranın şimdiye kadar bulduğum en iyi avlaklardan biri olduğunu düşündürüyordu..

Az sayıda da olsa balık atlamasına şahit olduk ama oltalarımız 6 saat boyunca hiç kıpırdamadı. Orayı bırakıp durağan tarafına doğru yola çıktık. Çeltek köyü açıklarında bir adanın hemen açığında müthiş bir balık hareketi vardı. 1 kg den tutun da, 10-15 kg arası olduğunu düşündüğümüz boylara kadar balıklar suyu karmakarışık ediyorlardı.. Balıksız saatlerin bittiğine emin olarak hemen sessizce yerleştik ve oltaları karmaşanın içine gönderdik.. Öyle ki balıkla baş edemeyeceğimize emin olduğumuzdan sadece birer oltamızı açmıştık.. Fakat 3 saat boyunca balıklar atlarken mantarlarımıza çarpmalarına, bildiğimiz tüm su üstü ve dip avcılık tekniklerini uygulamamıza rağmen hiçbirine yem yediremedik. Tabi bu bıkkınlıkla kös kös kamp yerine döndük ve geleneksel tavuk ızgara ve patlıcan salatamızı hazırlayıp bari ziyafet çekelim dedik...



Ertesi gün planlarımızı kanyonun diğer tarafına yani önceki günün tersi istikametine gidecek şekilde yaptık. Orada kene olduğunu geçen seferden iyi bilmemize rağmen bu barajın duayeni olmuş kişiler olarak balık tutamamış olmayı kendimize yediremediğimizden o riske girdik. Balık olduğunu ve her zaman oradan en az 1-2 balık almış olduğumu bildiğim bir koya yerleştik. 15 dakika sonra da ilk balığı aldık. fakat balığı livara koyarken Abdullahın üzerinde de ilk keneyi yakaladık.



Belinden içeri sızmaya çalışırken bir sopa ile yere düşürüp çakmak ile yakıp öldürdüm. Aşağıdaki resimde o keneyi görebilirsiniz. Fakat balık ve kene savaşını balık kazandı. Kıyıda su kenarına iyice yaklaşıp ağaçlardan ve otlardan uzaklaşıp daha dikkatli şekilde avlanmaya başladık.. O dakikadan sonra hiç kene görmedik. Akşama kadar olan balık mesaisinde ise balıkları ancak ve ancak dörtleyebildik... Gece bastırmadan 2 balığı tavaya koymak üzere alıkoyup kampa geri döndük.

Bu maceramızda da tecrübelerimiz çok arttı zira balığın yem yemediği bir dönemde hiç şansımızın olmadığını bir defa daha gördük. Oraya bizden sonra gelen kafileler balığın vurmadığını görünce 1 gün sonra hemen döndü. Biz ise esas hedefimiz olan tabiatta zaman geçirip muhabbet etmeyi tercih edip tüm programımızı uyguladık ve 3 gece orada kalıp harika bir kamp ortamının keyfini çıkardık..
Resimlere bakınca göreceksiniz. Hele ilk avlağımız! var mı bu kadar uygun bir sazan yeri?

Mehmet AKYÜREK 18.08.2009

Tarih: 31/12/2009
 

RASTGELE-DER'İN KURULDUĞU 2002 YILINDAN BU YANA AMATÖR BALIKÇILIK İLE İLGİLİ MEVZUATTA NELERİN DEĞİŞİMİNİ, GELİŞİMİNİ SAĞLAYABİLDİK?
Bilindiği üzere Derneğimiz RASTGELE-DER'in Tüzüğünün amaç maddesinde yer alan "amatör balık avcılığını düzenleyen kanun ve yönetmelikler çık...
Bu yazının devamını okuyun »
KENE Mİ TEHLİKELİ, YOKSA ÇENE Mİ?
Her sene bir kere, nadiren iki kere fırsat bulduğumuz bir maceramız var. Bu macera 3-4 günlüğüne Kızılırmak üzerindeki Altınkaya barajında b...
Bu yazının devamını okuyun »
DOSTLARLA AVLANMAK
Dostluk kavramı herkes gibi benim için de çok değerli bir kavramdır. Bu zamanda dost bulmak tabiri caizse samanlıkta iğne aramaya benzer.
Bu yazının devamını okuyun »
EŞİM NASIL BALIKÇI OLDU?

Çoğu erkek eşi balık avına çıkmadığı için bu güzel zevkten mahrum kalıyor.Ben bu konuda çok şanslıyım, her zaman eşimle be...
Bu yazının devamını okuyun »
URAL NEHRİNDE AV

Bu yazımda Ural Nehri’nden bahsedeceğim. Ural Dağları’nın eteklerinden uzanarak, binlerce kilometre yol alıp, ...
Bu yazının devamını okuyun »
TÜM KÖŞE YAZILARINI LİSTELE

Hava Durumu

Ay Durumu


Rastgele-Der Marşı

Site içerisinde online olan kullanıcılar (1 kişi)
Tarık Ersal,
Ana Sayfa | Derneğimiz Hakkında | Üyelik Formu | İletişim

Bu sayfalar, amatör olta balıkçılığını sevdirmek ve sürdürülebilir balık avcılığına
katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.
Sayfa içinde gördüğünüz aksaklıkları, sayfa@rastgele.org 'a bildiriniz.
ÜYELİK, SPONSORLUK,REKLAM VE HER TÜRLÜ SORULARINIZ İÇİN
DERNEK İLETİŞİM
rastgeleder@rastgele.org
Tüm Hakkı Saklıdır. 2008 RASTGELE-DER

hit counter
Rastgele-Der

Tasarım ve Programlama www.Hosthane.com