» üye girişi » FORUM
» Dernek Haberleşme Grubu Üyeliği
   

 
YILIN TROFESİNİ GALİBA BEN TUTTUM.
Avın yapıldığı şehir : Kapukaya Baraj Gölü
Hava ve suyun durumu : Açık ve Güneşli Sert Rüzgar Su Dalgalı Görüş Net değil
Avda kalınan süre : 5 saat
Kullanılan ekipman : Emektar Takım Cabelas Whuppin stick Kombo,Dam spezi Pwer Combo,Bilumum Rapalar ve Beyaz sasi ,Cabelas pro line dynema misina 0,12
Yakalanan avın tür ve boyutları: 2 Adet Turna 102 cm-55 cm




YAPILAN AVIN HİKAYESİ :

Kardeşim Serkan'a Kuzenim Mustafa'ya ve Anatolia Logosunun tasarımcısı sevgili Murat'a aylar öncesinden vermiş olduğum beraber avlanma sözünden sonra Serkan'nın askerliğinin biterek aramazı katılmasıyla Serkan'nın artık hadi abi ava gidelim demesi üzerine sevgili Gürselin Porta Bote'yi yükleyerek pazar sabah 4.30 da kapukalaya barajına doğru yola koyulduk. Her zamanki çorbacıda sıcak çorbalarımızı yudumladıktan sonra bozuk yolların gürültüsüyle arabada uyumaya fırsat bulamayan Serkan, Mustafa ve Murat'ın bir gün önceden yorgun oldukları biraz belliydi. Fakat avlağa gelipte kayığın montesi olsun, malzemelerin kayığa taşınması dahil bir anda üçüde canlanmış el birliği ve güzel bir yardımlaşmayla bütün hazırlıkları tamamlayarak suya inmiştik. İlk etapta Murat arabada kalarak uyumayı tercih etmişti. Aynada sürekli oltaları rahatsız eden limit altı turnalara hiç tahammül edemeyeceğimi düşünerek Serkan ve Mustafa'ya birer olta hazırlayarak, 3 farklı yemle farklı derinliklerde sırtı çekerek boğaza doğru ilerlemeye başladım. İlk vuruşu boğaza girer girmez Serkan aldı. Abi balık dedi ve hamen diğer oltalar çekildi, kepçe hazırlandı, fakat yarı yolda hırsız kancasız zokayı ağzından bırakan Turnanın kaçması ile üzüldük. Tekrar pozisyon aldık, sırtı ile devam ederken Serkan ikinci kez balık dedi. Bu sefer kayığın yanına kadar getirilen balığı ben kepçeleyemedim. Hazırlık paslaşmaları bunlar normaldir diyerek, kendi kendimize söylenerek boğazın en aşağısına kadar indik. Boğazda bizim açımızdan biraz soğuk olasa da av yapma bakımından mükemmel sayılabilecek bir rüzgar vardı. Motora stop veridi kayık rüzgara ve dalgalara teslim edildi. Yavaş yavaş, aka aka boğazın içlerine doğru at çek yaparak ilerlemeye başladık. Serkan ilk kaçırmalarda kırmızı zokalı kurt sasi kullanmıştı. Bu günün rengi kırmızı beyaz olmalı diyerek, malzeme çantamdaki 11 cm. lik kırmızı zokalı, kuyruğu modifiye edilmiş beyaz sasiyi çıkardım. Kıyı birden derinleştiği için ağır malzemenin daha iyi iş göreceğini düşünmüştüm. Mustafa ve Serkan' a da benzer yemler vererek, kıyıya sıfır atışlar yapmaya başladık. İkinci atışımda kıyıya sıfır düşürdüğüm sasinin dibe inmesi için saniyelik bekleme yaptığımda, misinanın yön değiştirmesiyle tasmayı yaptım. Yarısına kadar eğilen kamıştan ve kafa darbelerinden Mustafa'ya ve Serkan'a hemen oltalarınızı çekin çok büyük dedim ve aynı anda kalamayı açtım. Bir anda vızıldama sesi gölün ortasına doğru yol alan turnayla mücadeleye başladım. Arada kalamayı biraz sıkmamla kıyıya doğru yüzen turnayı su üstünde görmemle hepimizin ağzından çıkan kelime şudu "abooooooooooo" Arada dibe dalıp sonrada kılıç balığı avı görüntülerinde gördüğümüzüz su üstüne salta atarak çıkma anlarını seyrediyor, bir yandan da kıyıya yönelen turnanın kıyıdaki ağaçlara oltayı dolamaması için aşırı efor sarfediyordum. Bir ara teknenin yanına kadar getirdiğim turnayı Serkan kepçelemeyi başardı ama kepçeye giren turnanın kafa darbesiyle kırılan kepçenin içinden tekrar çıkan turnanın o kadarda kolay değil diyerek bize baktığını hatırlar gibiyim. Kırılan kepçenin halkası dibe inmeden Mustafa'nın ani el refklesiyle kapması ise ayrı bir aksiyondu. O sırada Serkan ve Mustafa'ya seslendim. Bu balığı ya çok yoracağız, teknenin kenarında bir kişi eliyle kepçenin halkasını tutacak, kepçeye sokmaya çalışacak, ya da ben elimle alacağım. Eğer bunların hiç birisi olmassa sevgili Tuncay ve Levent abinin bir kaç yıl önce benzer büyüklükte bir turnaya yaptıkları gibi tekneyi kıyıya doğru sürecem, en kıçta oturan Serkan Oltayı kaptığı gibi kıyıda yukarı doğru son hızda koşacak ve balık kıyıya alınacak. Yarım saat geçmişti aradan. Bir ara balığın artık kafa darbelerini kestiğini hissetttim. Dedim yoruldu. Tekneye yanaştıracam, birisi eliyle kepçelemeye çalışssın, ben solungaçlarından tutarak tekneye almaya çalışacağım. Tamam denildi. Eğildim ve çekmeye başladım. Kalama sesi de kesilmişti. Kalamayı sıktım, teknenin kenarına kuzu kuzu gelen turnayı Mustafa eliyle kepçelemeye çalıştı. Pass geçen turnanın solungaçlarına son bir hamleyle el attım, kavradım ve tekneye çektim.

O sırada kulağım hiç bir şey duymuyordu. Oley sesleri boğazı inletiyordu. Dinlenmek vede kıyıda kalan Murat'la sevincimizi paylaşmak için kıyıya döndük. Dönerken turna ile olan mücadeleme hayran kalarak beni tebrik eden diğer avcılara selam verdik. Serkan o sırada yaşananların bazı anlarını cep telefonu ile videoya çekmişti.




Seyrede seyrede kıyıya döndük. Kıyıda Serkan balığı ölçtü. Abi 102 cm. civarı dedi. Ben 100 olsun düz hesap olsun dedim. Kıyıda bulunan diğer amatörler hemen yanımıza üşüştü. Balıkla fotoğraf çektirmek için resmen sıraya girdiler. Çöp poşelerimizden dağıttık. Yemek molasından sonra Murat' ı da alarak kısa bir av partisi daha yaptık. Sırtı çekerken 55 cm.lik bir turna daha taktırdım. İnanırmısınız,ikinci turna çok banal geldi. İkinci turda asıl amacım Sekan Mustafa ve Murat'ta birer tane turna taktırmasıydı. Ama olmadı ve ikinci avın sözünü almadan benden kıyıya çıkmak istemediler. Saat 15.00 te hızlı bir şekilde hazırlanarak geri döndüm. Dönerken tüm dostlarımı arayarak ulaşabildiklerime müjdemi verdim.

Saat 16.30 da Gürsel'e tekneyi teslim etmek üzere Gürsel'in evinin önüne vardım. Güzel bir muhabbetten sonra Serkan Mustafa ve Murat diğer turnayı yemek üzere aldılar ve Murat'ın evine gidildi. Ben eve döndüm. Ilık bir duştan sonra gece çalışacağım için iş yerine gittim.

M.Hakan BAŞAR (01 Temmuz 2007)


Tarih: 28/07/2008
 

RASTGELE-DER'İN KURULDUĞU 2002 YILINDAN BU YANA AMATÖR BALIKÇILIK İLE İLGİLİ MEVZUATTA NELERİN DEĞİŞİMİNİ, GELİŞİMİNİ SAĞLAYABİLDİK?
Bilindiği üzere Derneğimiz RASTGELE-DER'in Tüzüğünün amaç maddesinde yer alan "amatör balık avcılığını düzenleyen kanun ve yönetmelikler çık...
Bu yazının devamını okuyun »
KENE Mİ TEHLİKELİ, YOKSA ÇENE Mİ?
Her sene bir kere, nadiren iki kere fırsat bulduğumuz bir maceramız var. Bu macera 3-4 günlüğüne Kızılırmak üzerindeki Altınkaya barajında b...
Bu yazının devamını okuyun »
DOSTLARLA AVLANMAK
Dostluk kavramı herkes gibi benim için de çok değerli bir kavramdır. Bu zamanda dost bulmak tabiri caizse samanlıkta iğne aramaya benzer.
Bu yazının devamını okuyun »
EŞİM NASIL BALIKÇI OLDU?

Çoğu erkek eşi balık avına çıkmadığı için bu güzel zevkten mahrum kalıyor.Ben bu konuda çok şanslıyım, her zaman eşimle be...
Bu yazının devamını okuyun »
URAL NEHRİNDE AV

Bu yazımda Ural Nehri’nden bahsedeceğim. Ural Dağları’nın eteklerinden uzanarak, binlerce kilometre yol alıp, ...
Bu yazının devamını okuyun »
TÜM KÖŞE YAZILARINI LİSTELE

Hava Durumu

Ay Durumu


Rastgele-Der Marşı

Site içerisinde online olan kullanıcılar (1 kişi)
Tarık Ersal,
Ana Sayfa | Derneğimiz Hakkında | Üyelik Formu | İletişim

Bu sayfalar, amatör olta balıkçılığını sevdirmek ve sürdürülebilir balık avcılığına
katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.
Sayfa içinde gördüğünüz aksaklıkları, sayfa@rastgele.org 'a bildiriniz.
ÜYELİK, SPONSORLUK,REKLAM VE HER TÜRLÜ SORULARINIZ İÇİN
DERNEK İLETİŞİM
rastgeleder@rastgele.org
Tüm Hakkı Saklıdır. 2008 RASTGELE-DER

hit counter
Rastgele-Der

Tasarım ve Programlama www.Hosthane.com