» üye girişi » FORUM
» Dernek Haberleşme Grubu Üyeliği
   

 
Baba & Oğul
Avın yapıldığı şehir :
Hava ve suyun durumu :
Avda kalınan süre :
Kullanılan ekipman :
Yakalanan avın tür ve boyutları:

Ava babamın, amcalarımın ve dayılarımın peşinde kısacası avcı bir ailenin ele avuca sığmaz yaramaz çocuğu olarak başladım. Avcı olmamak gibi bir lüksüm yoktu bu da benim en büyük şansım. Şimdi aile geleneğini, ata mirasını aktarma sırası bende. Allah bağışlarsa iki oğlum var şu an 10 ve 13 yaşlarında iki aslan parçası. Büyük oğlum Sarp artık beraber ava gidebilecek kadar büyüdü ve çok hevesli. Küçüğümüz Egemen de abisinden geride değil avlanma konusunda. Bana düşen bu mirası geliştirerek oğullarıma aktarmak. Fly Fishing e başlamamın en önemli nedeni de budur.
Uçar avındaki ilk antrenmanımızı 2016 bıldırcın açılışında Sarp la beraber yaptık.

Ailecek yaptığımız piknik tadındaki Fly antrenmanlarımızı saymazsak bütün gün avlanacağımız ilk avımız olacak Sarp la.
Akşamdan malzeme listemizi hazırlayıp kontrol ettik. Unutacağımız her şey avda bize zorluk çıkartacaktır. ( ama hep bir şey eksik kalır  )
Çizmelerimiz, yelek, fly lar, fly oltalarımız, yiyecekler, su, şapka, fularlarımız, polarize gözlüklerimiz.
Hedefimiz balık yakalamaktan önce avlakta yürüyüş, yön bulma, suyu ve yiyeceğin nasıl kullanılacağı, güvenlik ve doğada gözlem.
Gideceğimiz yeri akşamdan dedemize söyledik ki acil bir durumda bizi arayacakları yeri bilsinler. Zira telefonun genelde çekmediği bir bölgede olacağız.

Sabah erkenden uyandık, malzemelerimizi arabaya yerleştirdik ve düştük yola.
Yolda konuşarak giderken Sarp’a sordum
- Babam kahvaltı etmedik farkında mısın ?
- Ne bileyim sevinçten aklıma gelmedi baba.
- Çorba içer misin ?
- Oluuur fark etmez.
- Kelle paça?
- Allah derim baba , süpersin.

Çorbacı da kelle paçamızı ve birer bardak çayımızı içip tekrar yola koyulduk .Yolda bu derede çocukken sinek oltayla ne kadar çok balık yakaladığımı ballandıra ballandıra anlattım Sarp’ a. Ama derenin artık kirlendiğini ve sahip çıkamadığımızı da anlattım. Yol yaklaşık 1 saat sürdü avlağa varır varmaz arabayı düzgün ve emniyetli bir şekilde park ettik. Takımlarımızı hazırladık, çizmelerimizi giydik, yeleğimiz, av da yiyeceğimizi ve suyumuzu yanımıza aldık. Düştük dere kenarına. Su bulanık ve mevsim itibarı ile az akıyordu. Dere boyunca suyun akışına ters yol almaya başladık.
Bizi ilk olarak, örümcek ördüğü güzel ağda karşıladı. Bir hatıra fotoğrafı aldık kendisinden. Suyun göllendiği kaya diplerinde atışa müsait yerleri fly larımızla yokladık fakat kansalar küsmüştü sanki hiç yüz veren olmadı . Aslında benim ilk amacım Sarp ı dere boyu yürütmek ve dere avının hele ki birde fly la avlanıyorsan zorluğunun tadına bakmasını sağlamaktı. Yolun yarısında dere kenarındaki ağaçlar dikkatimi çekti.

- Karşıdaki ağaçtakileri gördün mü ?
- Siyah siyah duranlar mı baba ? derken alnından süzülen terleri siliyordu Sarp.
- Evet. Sence ne olabilir ?
- Bilmem.
Sudan geçip ağaçlara yaklaştıkça Sarp
- İncir gibi ama ( çocuk ne bilecek ilk defa görüyor dalında inciri hasbel kader tatilde bahçede gördüğünü saymazsak )
- Evet incir.

Biraz incir yedik tadı da süperdi ama ilk kural fazla kaçırma sonra kötü oluyor direk motoru bozar tecrübe ile sabittir. Dönerken de biraz yeriz diyerek yolumuza devam ettik. Sarp yoruldu fakat hiç su içmedi. Konuşmuştuk yazın çeşmelerin kuruyabileceğini ve suyu ilk etapta tüketirsek dönüşte zorluk çekebileceğimizi. İlk hedeflediğimiz bölgeye gelmiştik söğütlerin gölgesine oturduk ve birer elma yedik. Suyu izledik Gezinen bir iki kasna gördüm ve polarize gözlük marifeti ile Sarp a da gösterdim. Sessizce suya girip bir tanesini kandırmak için atış yaparken Sarp ta beni izliyordu. Balığı yakaladığımda duyduğum “ helal babam “ ne kadarda güzel bir iltifattı. Hemen suya iade ettim.

Ufak moladan sonra devam etmeye karar verdik ve dere boyu daha önce iri kasnaların olduğu bölgeye doğru yol almaya devam ettik. Ara ara müsait bölgelerde fly larımızı kasnalara savurduk. Sarp birkaç vuruş aldı ama umudu kırıldığından olacak ki tasmada geç kalınca balıkları kaçırdı. Geniş birikintilerin olduğu alana tam gelmiştik ki gözlendiğimizi fark ettim bir Kızıl Şahin karşı kıyıda kayaların üzerinden bizi izliyor. Sarp a işaret ettim gülümsedi. Hatıra fotoğrafı aldık kendisinden.

Esas molamızı ağaçların gölgesinde verdik. Karnımızı doyurduk ve iri kasnalara niyet fly savurduk ama beklediğimiz gibi çokta kayda değer balık göremedik.
Artık dönme vakti geldi. Arazide acil durumlarda hızlı yol alabilmek için keçi yollarının ve patikaların varlığından bahsedince Sarp “ baba çok kötüsün “ diye güldü. Giderken biraz zorladım, belki vaz geçer diye ama vazgeçmedi. Dönüşte sudan geçerken daha dengeli ve temkinli yürüdüğünü fark ettim, öğreniyor.

Suyu gözlemledik zaman zaman yengeçleri ve kurbağaları. Su kenarındaki yaşamı ; arılar, sinekler, çekirgeler ve daha bir sürü böcek. Hatıra fotoğraflarını aldık hepsinin. Zira bir fly balıkçısı için hepsi önemli birer kaynak. Mevsimleri ve sudaki pozisyonları itibarı ile. Bir de alıç ağacı ile selamlaştık.

Artık ulaşılabilir alana geldik ilk iş bizi bekleyenlere haber verdik iyiyiz diye. Suyumuz da sona gelmişti artık. Son yudumları alıp arabayı bıraktığımız dik rampayı da tırmanınca Sarp offff off diye kasık çizmelerini çıkardı. Baba haklıymışsın iyi ki daha küçükken getirmemişsin beni dayanamazdım herhalde. Sana kızıyordum beni niye götürmüyorsun diye ama yine haklı çıktın. Sinir oluyorum her seferinde haklı çıkmana diye sızlanırken bagajdan kavunu çıkarıp dilimlemiştim bile. Şeker gibi bir on dilim kavunu ilaç gibi geldi bize. Kavunumuzu sıcakta hayvanlarını otlatan çobanla paylaştık selamlaştık ve dönüş yoluna düştük.

- Bayağı yoruldun babam dedim.
- Evet baba ya zor iş ayaklarım sızlıyor.
- Bir daha ısrar etmezsin herhalde Sarp dedim
- Pişman değilim babamm yine de yine gelirim
dedi , dünyalar benim oldu. Ebedi av partnerim can oğlum canım oğlum.

Ailemizin 5. Kuşak avcısı ilk sınavını azmi kırılmadan tamamladı.

Tek dileğim Kirmir gibi derelerimizin sularımızın çok geç olmadan korunması ve geçtiği yerlere zehir yerine hayat taşıması. Logar yerine yosun kokması.

Birol BABADAĞLI















Tarih: 11/01/2017
 

RASTGELE-DER'İN KURULDUĞU 2002 YILINDAN BU YANA AMATÖR BALIKÇILIK İLE İLGİLİ MEVZUATTA NELERİN DEĞİŞİMİNİ, GELİŞİMİNİ SAĞLAYABİLDİK?
Bilindiği üzere Derneğimiz RASTGELE-DER'in Tüzüğünün amaç maddesinde yer alan "amatör balık avcılığını düzenleyen kanun ve yönetmelikler çık...
Bu yazının devamını okuyun »
KENE Mİ TEHLİKELİ, YOKSA ÇENE Mİ?
Her sene bir kere, nadiren iki kere fırsat bulduğumuz bir maceramız var. Bu macera 3-4 günlüğüne Kızılırmak üzerindeki Altınkaya barajında b...
Bu yazının devamını okuyun »
DOSTLARLA AVLANMAK
Dostluk kavramı herkes gibi benim için de çok değerli bir kavramdır. Bu zamanda dost bulmak tabiri caizse samanlıkta iğne aramaya benzer.
Bu yazının devamını okuyun »
EŞİM NASIL BALIKÇI OLDU?

Çoğu erkek eşi balık avına çıkmadığı için bu güzel zevkten mahrum kalıyor.Ben bu konuda çok şanslıyım, her zaman eşimle be...
Bu yazının devamını okuyun »
URAL NEHRİNDE AV

Bu yazımda Ural Nehri’nden bahsedeceğim. Ural Dağları’nın eteklerinden uzanarak, binlerce kilometre yol alıp, ...
Bu yazının devamını okuyun »
TÜM KÖŞE YAZILARINI LİSTELE

Hava Durumu

Ay Durumu


Rastgele-Der Marşı

Site içerisinde online olan kullanıcılar (1 kişi)
Tarık Ersal,
Ana Sayfa | Derneğimiz Hakkında | Üyelik Formu | İletişim

Bu sayfalar, amatör olta balıkçılığını sevdirmek ve sürdürülebilir balık avcılığına
katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.
Sayfa içinde gördüğünüz aksaklıkları, sayfa@rastgele.org 'a bildiriniz.
ÜYELİK, SPONSORLUK,REKLAM VE HER TÜRLÜ SORULARINIZ İÇİN
DERNEK İLETİŞİM
rastgeleder@rastgele.org
Tüm Hakkı Saklıdır. 2008 RASTGELE-DER

hit counter
Rastgele-Der

Tasarım ve Programlama www.Hosthane.com