» üye girişi » FORUM
» Dernek Haberleşme Grubu Üyeliği
   

 
BİR FLY MUCİZESİ BİZİ AYIRAN NEHİRDEYDİK
Avın yapıldığı şehir : Sarız-KAYSERİ
Hava ve suyun durumu :
Avda kalınan süre :
Kullanılan ekipman :
Yakalanan avın tür ve boyutları: Alabalık, kefal, turna

Sevgili dostlar bu sezon dernek faaliyetlerine kazandırdığımız ivme nedeniyle Nisan 1 de başlayan alabalık av sezonuna mecburen biraz gecikmeli başladık. Uzun süren bu sessizliğimizi trofe bir alabalıkla sonlandırmak mutluluğumuza mutluluk kattı. Hele ki yakalanan bu alabalığın Fly la yakalanması bizler için mutlulukların en büyüğü olmuştur. Bu manada öncelikle bu balığı yakalamama vesile olan başta sevgili Tuncer'e Kayseri alabalık avcısı dostlarımız Sevgili Nedim, Rıfat ve Atilla'ya sonsuz teşekkürler...


Sevgili Nedim’in haftalardır ısrarla ettiği davete icabet etmemek olmazdı. Hele ki son dönemde bizlerle paylaştığı fotoğraflar içimizde bir hayli fırtınalar kopartmaya yetmişti. Bir hafta öncesine sevgili Tuncer’le birlikte planlamıştık bu macerayı fakat elde olmayan sebeplerden dolayı bir hafta ertelemek zorunda kaldık. Cuma günü Tuncer’in ailesi ile birlikte Nevşehir gezisini fırsat bilerek cumartesi gününe planımızı yaptık. Kayseri’den bize eşlik edecek Rıfat ve Atilla ile birlikte sevgili Nedimin yaşadığı Sarıza gidecek oradan muhteşem avlaklara intikal edecektik. Cuma akşamı sürpriz bir şekilde ortaya çıkan bir düğün davetine icabet edecek olmamdan dolayı Tuncer cuma akşamı ailesi ile birlikte Nevşehir yollarına çoktan koyulmuştu. Demokrasilerde çare tükenmez derler bize göre de Alabalık avcısına yollar dayanmaz gece 01,00 Ankara-Nevşehir otobüsü imdadıma yetişti her şeye rağmen bu macerayı yaşayacaktık. Sabah 05,00 da Tuncer’le Nevşehir’de buluştuk oradan Kayseri Rıfat ve Atilla ile buluşma oradan Sarız. Sevgili Nedim’in evinin önüne geldiğimizde bizi bahçede sabırsızlıkla bekleyen Nedim’le ilk karşılaşmamıza rağmen sanki yıllardır tanışan ve görüşen dostlarınkinden bile daha sıcak bir karşılama ve muhabbetin sıcaklığını ve tadını unutmak çok zor...
Sevgili Nedimin evinin verandasında bizler için hazırladığı köy yumurtalı muhteşem kahvaltının ardından avlağımıza doğru yola koyulduk.


Avlağımıza vardığımızda mükemmel bir su ile karşılaştık..Sezonun ilk alabalık avını Fly la yapacaktım sevgili Nedim de benimle aynı fikirdeydi. İki ayrı gruba ayrıldık Tuncer Rıfat ve Atilla derenin aşağı kısmından yukarı avlana avlana geleceklerdi, bizde yukarı kısımdan aşağı doğru flylarımızı uçura uçura inecektik. Diğer grupla tam ortada buluşacak derenin av verimine göre ikinci bir avlağa gidip gitmemeye karar verecektik. Derenin debisi bir hayli yüksekti bu debinin yaz sonuna kadar devam ediyor olması alabalıkların bir hayli iri olması demekti. İlk işimiz havada uçan sinekleri gözlemlemeye başladık..Genelde tek günlük sinekler uçuşuyordu fakat tam bir böcek fırtınası yoktu. En uygun yapay sineğin "Quill Gordon" ve Adams olacağını düşündük ve başladık dereyi gözlemlemeye bir kaç noktada sineklere hamle yapan alabalıkları görünce heyecanımız ve de azmimiz bir hayli artmıştı.


Bir diğer husus sevgili Nedim’in bahsettiği gibi deredeki doğal alabalıkların formunun biraz farklı olması üzerinde kırmızı beneği hiç barındırmaması kafa ve ağız yapısının diğer alabalık formlarından farklı olması vücudunda belli belirsiz siyah beneklerin olması bu balığı yakalamak için elimizden gelenin en iyisini yapmamız için bir nedendi... Dere üzerinde 3-4 noktada sineklere hamle yapan alabalıklara rağmen fly la iyi bir sunum yapamadık ve alabalık taktıramadık. Buluşma noktasında Rıfat’ın bir alabalığı yakaladığını görmekten dolayı sevinmiştik. Tuncer ve Atilla bir kaç tanede kaçırmışlardı... Sevgili Rıfat’ın yakaladığı alabalığı incelediğimizde gerçektende farklı bir formla karşılaşmıştık. Ağız ve çene yapısı bir alabalıktan ziyade sanki Köpekbalığını andırıyordu hayatımda ilk defa bir alabalıkta bu kadar çok keskin ve uzun dişler görmüştüm.


Vakit kaybetmeden öğle yemeğini yiyeceğimiz başka bir bölgeye geçtik. Burada en çok etkilendiğim şey ise pınarlarından akan suyun lezzeti idi insanın içtikçe içesi geliyordu 1 saatlik süre zarfında 3 litreden fazla su içtim galiba... Sevgili Nedim öğle yemeğini hazırlarken tekrar avlağa dağıldık geri dönüşte Tuncer’in güzel bir kırmızı bekliyi kıyıya kadar getirip ağaca takılan misina yüzünden suya düşmesi sonucu farklı bir formdaki bir başka alabalığı görememiştik. Günün ikinci sürprizi yaklaşık 25 cm.lik bir gökkuşağı idi ve Rıfat taktırmıştı... Nedim’in hazırladığı muhteşem öğle yemeğinden sonra avlak değiştirmeye karar verdik bir ikinci avlağımıza doğru yola koyulduk...


Tuncer’le Rıfat geçtiğimiz haftalarda Rıfat tarafından kaçırtılan bir dev alabalığın peşine farklı bir bölgeye doğru yola koyuldular bizde Nedim ve Atilla ile bulunduğumuz bölgede kaldık, su üstünde harika bir böcek fırtınası vardı, 2-3 çeşit sinek uçuyordu. Sineklere atlayan alabalıkları da görmüştük bu sefer kesin azimliydim mutlaka fly la bir tane olsun taktıracaktım... İyi bir gözlemle doğru sineği buldum "Blue Dun" taktım tek sinekti mutlak surette yitirmemem gerekiyordu... Nedim’e de bir klasik olan Adams i yem olarak monte ettikten sonra leader ve tippetlerimize son kontrolu yaptık ve başladık flylarımızı uçurmaya.. İlk dönemeçte hareketi gördüm ve güzel bir soluk kontrolü ve de tilki sessizliği ile suya yanaştım hareket en uzak noktada idi güzel bir uçuruş ve yemimi suya kondurdum. Aheste bir şekilde yeme yanaşan o devi gördüm ve ağzımdan çıkan kelime “hadi oğlum kap şunu” dediğim anda yemi yuttuğunu gördüm ve tasmayı yaptım artık oltamın ucunda idi. O andan itibaren delicesine bir mücadelenin içinde buldum kendimi, “kaptı” dedim ve Nedim’le Atilla’ya kaptı dedim balığı askıya aldım ve bir yandan gömleğimin cebinde bulunan kameraya diğer elimle uzandım Nedim’e uzattım kayda başla bu balığı mutlaka alacağız bir sağa bir sola delicesine kendini vuran balığının o incecik fly kamışını kıracak gibi bükmesi heyecanıma heyecan katıyordu öyle bir çekiyordu ki diğer elimle doldurduğum fly ipini bir yandan resmen ellerimin içinden söke söke çektiriyordu o boşatıyor ben geri çekiyordum. Daha fazla dayanamayarak suya girdim peşinden gitmeye başladım bir ara göğüslerime kadar derinleşen suya bile aldırmadım en çok korktuğum ise su içerisindeki otların içine girerse bu balığı alamayabilirdim... Her türlü numarasını yapıyordu kah derine iniyor kah sağa kah sola kah uzaklaşıyor her şeyi deniyordu ve yorulmak bilmiyordu... Gücün azaldığı bir anda son çare kıyıdaki otların içine kendini atmıştı öyle büyük bir balık beklemediğim için kepçe almamıştım çaresiz yorarak elimle alacaktım, otların içine kendini attığı anların birinde elimi atarak galsamasından kavradım ve balığı aldım artık ellerimin içindeydi ve kıyıya onunla birlikte kendimi attım. Muhteşem bir mücadeleydi galip gelmenin sevincini hep birlikte yaşıyorduk. Su içinde mücadele yaparken arka planda Nedim ve Atilla’nın yönlendirmelerini bile duymamışım sonradan videoyu izleyince farkına vardım... En sonunda başarmıştım, hayatımda yakaladığım en büyük alabalığı Fly la yakalamak benim için büyük bir onurdu. 50 cm.lik yakışıklı bir Anadolu Alasıydı... Bir müddet daha ava devam ettik başka bir dönemeçte ikinci kez flyıma atlayan Alabalık çok çabuk kendini kancadan kurtarmıştı bu arada suda bulunan Kefaller arada sırada fly oltalarımızı şenlendiriyordu. Nedim’de 5-6 tane kefal taktırmış onun ilk fly deneyimleri olduğu için güzel tecrübe etmişti ve fly oltacılığına hayranlığı kat ve kat artmıştı... Tuncer ve Rıfat’ın toplanma noktasına gelmesiyle avımızı bitirdik.


Gün sonunda Tuncer'de avlağın belalarından bir turnayı su dışarına alarak ekarte etmesi avlak açısından güzel bir sonuçtu... Dostlarla en kısa zamanda tekrarı için sözleştikten sonra vedalaştık. Sonra Kayseri Otogarında ayrıldık ben Ankara'ya Tuncer'de Nevşehir’e geri döndü...


Raporumuzu sizlerle paylaşmaktan dolayı mutluluk duyar tüm gönül dostlarımıza saygılar sunarım...


Video link
http://vimeo.com/12344613


M. Hakan BAŞAR - 06 Haziran 2010



Tarih: 20/09/2010
 

RASTGELE-DER'İN KURULDUĞU 2002 YILINDAN BU YANA AMATÖR BALIKÇILIK İLE İLGİLİ MEVZUATTA NELERİN DEĞİŞİMİNİ, GELİŞİMİNİ SAĞLAYABİLDİK?
Bilindiği üzere Derneğimiz RASTGELE-DER'in Tüzüğünün amaç maddesinde yer alan "amatör balık avcılığını düzenleyen kanun ve yönetmelikler çık...
Bu yazının devamını okuyun »
KENE Mİ TEHLİKELİ, YOKSA ÇENE Mİ?
Her sene bir kere, nadiren iki kere fırsat bulduğumuz bir maceramız var. Bu macera 3-4 günlüğüne Kızılırmak üzerindeki Altınkaya barajında b...
Bu yazının devamını okuyun »
DOSTLARLA AVLANMAK
Dostluk kavramı herkes gibi benim için de çok değerli bir kavramdır. Bu zamanda dost bulmak tabiri caizse samanlıkta iğne aramaya benzer.
Bu yazının devamını okuyun »
EŞİM NASIL BALIKÇI OLDU?

Çoğu erkek eşi balık avına çıkmadığı için bu güzel zevkten mahrum kalıyor.Ben bu konuda çok şanslıyım, her zaman eşimle be...
Bu yazının devamını okuyun »
URAL NEHRİNDE AV

Bu yazımda Ural Nehri’nden bahsedeceğim. Ural Dağları’nın eteklerinden uzanarak, binlerce kilometre yol alıp, ...
Bu yazının devamını okuyun »
TÜM KÖŞE YAZILARINI LİSTELE

Hava Durumu

Ay Durumu


Rastgele-Der Marşı

Site içerisinde online olan kullanıcılar (1 kişi)
Tarık Ersal,
Ana Sayfa | Derneğimiz Hakkında | Üyelik Formu | İletişim

Bu sayfalar, amatör olta balıkçılığını sevdirmek ve sürdürülebilir balık avcılığına
katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.
Sayfa içinde gördüğünüz aksaklıkları, sayfa@rastgele.org 'a bildiriniz.
ÜYELİK, SPONSORLUK,REKLAM VE HER TÜRLÜ SORULARINIZ İÇİN
DERNEK İLETİŞİM
rastgeleder@rastgele.org
Tüm Hakkı Saklıdır. 2008 RASTGELE-DER

hit counter
Rastgele-Der

Tasarım ve Programlama www.Hosthane.com