» üye girişi » FORUM
» Dernek Haberleşme Grubu Üyeliği
   

 
ESEN ÖZDİLLİ - Siyah Beyaz Bir İnsan
Hepimiz toplanırdık onun dükkanında. Ama dükkandan öte bir mekandı orası.Daha çok bir balıkçı dergahı gibiydi. Her türden insan gelirdi, balıkçılık tek ortak noktaları.

Nadir yalnız bulurdum Esen ağabeyi. Ben de yoğun iş günlerimde fırsatını bulduğumda soluklanmak için öğle araları uğrardım yanına. Hep bir şevkle karşılardı beni.Hafta başları önceki hafta sonunun yorumu yapılır, hafta ortası geçildi mi de heyecanla önümüzdeki hafta sonu nereye gidileceği ve ekibin kim olacağı üzerine görüşler tartışılırdı.

Bir ustam yönlendirmişti ilk. Ama nasihat etme gereği de hissetmişti; benim adımı söyle ve ihityaçlarını belirt ama tavrı ve hitabına da sakın üzerine alınma. Farklıdır demişti.Gerçekten de öyle olmuştu; şayet o nasihatına uymasaydım bugün böylesi bir usta ile derin bir paylaşım içinde olmuş olamazdım.



Farklıydı gerçekten. Günümüzün gri dünyasında siyah beyaz kalmış bir insandı. O size değil, siz ona uyar, peşinden gider, sürüklenirdiniz. Dağda bile 70 yaşına rağmen zımba gibi hızlı adımlarla önünüzden yürürdü. Düşüncelerini zihninde öğütmeden konuşur, haykırırcasına fikir beyan ederdi. Anlayış ve hoşgörü çizgilerini kalın tutmaz, aynı düsturda kendisine yaklaşandan da çok hoşlanırdı. Argo konuşur, etrafına da bunu yaydıkça hepimiz kahkahadan kırılırdık. Nadir insana argo yakıştığını görmüşümdür, biri de odur. Herkesin pek çok konuda önündeydi. Doğal bir öncüydü ; balık malzemeleri dükkanını yıllar evel pek çoklarının tutmaz demesine rağmen Kızılay'ın ortasında açmıştı o, ansızın adı gibi estiğinde Ankara'dan yola çıkar yabancı bir dergide okuduğu alabalığın peşinde Doğu Karadenizde soluğu alırdı ve o kunuştukça bunun gibi nice hikayeleri içinde hayallere dalar giderdiniz. Bir zamanlar Ankara'nın Cha Cha yarışmalarına katıldığını söylediğinde duygusal ve sosyal yanını itiraf etmişti aslında. Nadir yapardı bunu. Ve tüm bu doyum ve yaşanmışlığın hazmını çok yıllar evel benliğinde oturtmuştu. Bu bilinçle yaptığı nice tavır ve hareketi “deliliğine” dem vurularak açıklanma gereği doğurmuştur pek çoklarında. Ama o dediğim gibi gri dünyamızın siyah-beyaz insanıydı. Sınırları zorlamayı severdi. Bu yüzden de seveni olduğu kadar sevmeyeni de vardı elbet.

Hafta sonları yaklaştıkça yanına uğrar, programı öğrenirdim. Her hafta av grubuna dahil olmak önemli bir payeydi. Sağolsun hep de bir şekilde dahil olurdum. Bu vesileyle ufkum genişlemiş, farklı avlaklarda farklı balıkları avlama imkanı bulmuştum. Ama herşeyden önemlisi bize av adabı aşılamıştı.
Giyim kuşamda bizleri yönlendirir ve örnek olurdu; balık avında tam tekmil kamufulaj kıyafet giyinilmesini hazetmez veya daha doğrusu av yapılıyor olunsa bile özenli giyinilmesini isterdi. Temizliğe aşırı önem verir, avda yemek hazırlığına girişildiğinde herkesin ellerini sabunla yıkamasını özellikle temin ederdi . Onunla her avın en önemli ritüeli ise su kenarında büyük bir şevkle masa donatılmasıydı. Öğle vakti geldiğinde masa kurulur, herkes bir görev bölümü yapar ve hazırlıklara girişilirdi. Hazırlık esnasında özel kutusundan rakı bardağını itinayla çıkarır, yanına da mutlaka bir acılı meze yer alırdı. Çekilen onca cefadan sonra av ortamını taçlandırmak olduğunu kavramıştım bu tavrın altındaki sebebin. Bu keyfi yaşamak ve yaşatmanın önemini ondan öğrenmiştim. Sosyal paylaşımın değeri, ortak anılar bu esnada gelişirdi.

Tarifi zor bir acı içindeyim.Kalbim sızlıyor.Uzun zamandır hasta olduğunu biliyordum ama birkaç gün önce arayıp ziyaret etmek istediğimi bildirdiğim eşi mümkün olmadığını, kendisinin de istemediğini söylediğinde ancak işin ciddiyetini kavradım. Geçen seferki prostat gibi atlatamayacağını idrak etmiş olmak en acısıydı. Telefonu kapatmak üzereyken sorabildim hastalığını; üzüntülü bir sesle; kanser, akciğer kanseri diye cevapladı eşi. Ve bügün de cenazesine eşlik ettim.

Büyük bir balıkçı ustamı ve yaşam felsefesi aşılamış bir büyüğümü kaybettim bugün. Çok özleyeceğim, çok.

Tüm sevenleri olarak hepimizin başı sağolsun.

Burak KALAÇ (04 Ocak 2008 )


...

Yazar: Burak KALAÇ | Okuma: 3585 | Tarih: 21/07/2008 14:06:29
 

RASTGELE-DER'İN KURULDUĞU 2002 YILINDAN BU YANA AMATÖR BALIKÇILIK İLE İLGİLİ MEVZUATTA NELERİN DEĞİŞİMİNİ, GELİŞİMİNİ SAĞLAYABİLDİK?
Bilindiği üzere Derneğimiz RASTGELE-DER'in Tüzüğünün amaç maddesinde yer alan "amatör balık avcılığını düzenleyen kanun ve yönetmelikler çık...
Bu yazının devamını okuyun »
KENE Mİ TEHLİKELİ, YOKSA ÇENE Mİ?
Her sene bir kere, nadiren iki kere fırsat bulduğumuz bir maceramız var. Bu macera 3-4 günlüğüne Kızılırmak üzerindeki Altınkaya barajında b...
Bu yazının devamını okuyun »
DOSTLARLA AVLANMAK
Dostluk kavramı herkes gibi benim için de çok değerli bir kavramdır. Bu zamanda dost bulmak tabiri caizse samanlıkta iğne aramaya benzer.
Bu yazının devamını okuyun »
EŞİM NASIL BALIKÇI OLDU?

Çoğu erkek eşi balık avına çıkmadığı için bu güzel zevkten mahrum kalıyor.Ben bu konuda çok şanslıyım, her zaman eşimle be...
Bu yazının devamını okuyun »
URAL NEHRİNDE AV

Bu yazımda Ural Nehri’nden bahsedeceğim. Ural Dağları’nın eteklerinden uzanarak, binlerce kilometre yol alıp, ...
Bu yazının devamını okuyun »
TÜM KÖŞE YAZILARINI LİSTELE

Hava Durumu

Ay Durumu


Rastgele-Der Marşı

Site içerisinde online olan kullanıcılar (1 kişi)
Tarık Ersal,
Ana Sayfa | Derneğimiz Hakkında | Üyelik Formu | İletişim

Bu sayfalar, amatör olta balıkçılığını sevdirmek ve sürdürülebilir balık avcılığına
katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.
Sayfa içinde gördüğünüz aksaklıkları, sayfa@rastgele.org 'a bildiriniz.
ÜYELİK, SPONSORLUK,REKLAM VE HER TÜRLÜ SORULARINIZ İÇİN
DERNEK İLETİŞİM
rastgeleder@rastgele.org
Tüm Hakkı Saklıdır. 2008 RASTGELE-DER

hit counter
Rastgele-Der

Tasarım ve Programlama www.Hosthane.com